|
Servikal yetmezlik nedir?
Rahim ağzı ya da tıbbi adıyla serviks rahimin dış dünya ile bağlantısını
sağlayan ve vajinaya açılan en alt noktasıdır. Normal bir hamilelikte
serviks kapalıdır.
Serviksin ilerleyen bir gebeliği taşıyamayacak kadar güçsüz olması ve doğum
sancıları başlamadan açılması ise servikal yetmezlik olarak adlandırılır.
Servikal yetmezlik tanısı nasıl konur?
Servikal yetezlik tanısı genelde geriye yönelik olarak konan bir tanıdır.
Altta yatan herhangi bir neden bulunmaksızın gebeliğin 2. trimesterda
(genelde 18-22 haftalar arası) sonlanması genelde servikal yetmezlik tanısı
koydurur. Tipik olarak su kesesinin aniden açılmasını takiben bebek ve diğer
gebelik ürünleri ağrısız bir şekilde rahim dışına atılır. Fonkisyonel olarak
yetersiz bir serviks varlığında ise anatomik olarak bir anormallik
saptanmazken gebelik varlığında yukarıdaki durum ortaya çıkar. Anatomik
yetersizlik varlığında ise var olan şekil bozukluğu söz konusudur.
Geç düşük ya da erken doğuma göre servikal yetmezlik tanısı koymak zor bir
olaydır. Çünkü olayın gerçekten rahim ağzında bir yetmezliğe mi yoksa başka
bir nedenle doğum sancılarının başlamasına mı bağlı olduğunu ayırdetmek son
derece güçtür.Genelde yetmezliğe bağlı doğumlar 18-22 haftada olurken erken
doğumlar 26. haftadan sonra görülür.
Tanıda bir başka kriter ise kramp ve ağrı varlığıdır. Ağrı olmaması servikal
yetmezlik için tanı koydurucu olmasına karşın özellikle rahim ağzının iyice
açıldığı durumlarda hafif hatta bazen şiddetli ağrılar olabilir. Benzer
şekilde ağrı eşiği yüksek kişilerde erken doğumlarda ağrı
hissedilemeyebilir.
Geçmişte tanıda gebelik olmayan dönemde rahim ağzındaki açıklığın ölçülmesi
ile tanı konabileceği düşünülürken günümüzde bu yaklaşım yerini ultrason
incelemesine bırakmıştır. Gebelik seyri sırasında belirli dönemlerde yapılan
vajinal ultrason incelemelerinde serviks uzunluğunun ölçülmesi ve amniyon
kesesinin serviks içindeki kanalda oluşturduğu hunileşme ile tanı
konmaktadır.
Servikal yetmezlik neden olur?
Çoğu zaman altta yatan bir neden bulunamaz. Ancak geçirilmiş cerrahi ya da
obstetrik travma önemli bir risk faktörüdür. Önceki doğumlar ya da geç
düşükler ile 10 haftadan sonra yapılan kürtajlar servikste travmaya neden
olabilmektedir. Nadiren doğumsal anomaliler de servikal yetmezliğin altında
yatan neden olabilir.
TEDAVİ
Servikal yetmezliğin tedavisi cerrahidir. Serklaj (cerclage) adı verilen bir
işlem ile rahim ağzı gebelik sonuna kadar kapalı tutulabilir. Burada rahim
ağzını çevreleyen bir dikiş geçilerek bağlanır ve serviks torba ağzı gibi
büzülür.
Serklaj kimlere yapılır?
Bilinen ve tanısı konmuş sevikal yetmezlik varlığında ya da rutin
incelemelerde servikal yetmezliği düşündüren bulgular saptandığında serklaj
konması planlanır.
Serklaj acil ya da profilaktik (koruyucu) olarak 2 grupta incelenebilir.
Acil serklaj uygulanmasını gerektiren durumlar şunlardır:
 |
Gebeliğin 28. haftasından önce ve doğum eyleminin
başlamadığı durumlarda yapılan pelvik muayenede rahim ağzında açılma ve
incelme saptanması
 |
Daha önceden erken doğum öyküsü olan gebelerde vajinal
utrasonografide serviks uzunluğunun 2 santimetre ya da daha kısa olarak
saptanması ya da hunileşme izlenmesi (amniyon kesesinin serviks içindeki
kanala doğru uzanması)
| |
Aşağıdaki durumlarda ise herhangi bir bulgu olmasa da
önlem olarak serklaj yapılmalıdır.
Daha önceki gebeliği ya da gebelikleri servikal yetmezlik
nedeni ile düşük ya da erken doğum ile sonuçlananlar
 |
Çekilen rahim filminde servikal yetmezliği düşündüren
bulgular saptananlar
 |
Servikste cerrahi ya da obsterik travma öyküsü olması
(örneğin geçirilmiş konizasyon)
 |
12. haftada yapılan vajinal ultrasonografide serviksin
2 santimetreden kısa olarak bulunması
| | |
Serklaj ne zaman yapılır?
Acil serklaj durum saptandığı anda yapılmalıdır. Profilaktik serjklaj ise
genelde gebeliğin 13-14. haftalarında yapılır.
İşlemden önce gebelik yaşı, bebeğin canlı olduğu ve herhangi bir
anomalisinin olmadığının ultrason ile tespiti şarttır. Yine işlem öncesi
varolan vajinal enfeksiyonlar ile idrar yolları enfeksyonları mutlaka tedavi
edilmelidir.
Serklajın sakıncalı olduğu durumlar var mıdır?
Aşağıdaki durumların varlığında serklaj yapılamaz. Benzer şekilde daha
önceden serklaj sütürü konmuş kişilerde bu durumlar ortaya çıkar ise dikiş
alınmalı ve doğum kendi seyrine bırakılmalıdır.
 |
Aktif doğum eylemi varlığı
 |
Rahim içinden aktif kanama olması
 |
Amniyon kesesinde ya da rahim içinde iltihap olması
 |
Su kesesinin açılmış olması
 |
Yaşamla bağdaşmayan fetal anomali saptanması
 |
Fetusun canlılığını yitirmiş olması
| | | | | |
İşlem nasıl yapılır?
Rahim ağzına serklaj dikişi konulması genel anestezi altında yapılan bir
işlemdir. Operasyon sırasında alacağınız genel anestezi bebek açısından
yüksek risk taşımaz. İşlem genelde 3-4 dakika kadar sürer. Ortamın bakteri
ve diğer mikroorganizmalardan arındırılması amacıyla gerekli temizlik işlemi
yapıldıktan sonra bant şeklindeki özel dikiş ipliği rahim ağzının rahim ile
birleştiği en yakın noktadan çepeçevre geçirilerek sıkıca bağlanır. Bu
şekilde rahim ağzı torba şeklinde büzülmüş olur.
Serklajın bir kaç değişik türü olmakla birlikte en sık kullanılan teknik
yukarıda anlatılandır ve McDonald usulü serklaj olarak adlandırılır.

Operasyon genel anestezi altında olduğu için bir gece
öncesinde akşam yemeğinde çorba, salata gibi hafif şeyler yemeniz, gece
yarısı saat 12:00'den sonra ise su da dahil olmak üzere hiçbir şey yiyip
içmemeniz gereklidir.
Ameliyat sonrasında bir süre hastanede gözlem altında kalmanız gerekebilir.
Bu süre içinde kanama ya da doğum kasılmaları gibi problemlerin ortaya çıkıp
çıkmadığı izlenir. Bazı doktorlar bir gece süreyle hastanede izlemeyi tercih
edebilirler. Bu süre içinde rahim kasılmalarını önlemek amacıyla bazı rektal
fitiller ya da damardan verilen ilaçlar uygulanabilir.
İşlem sonrası erken dönemde hafif bir kanama olması normaldir.
Serklaj sütürü konulduğunda doktorunuz onay verene kadar cinsel ilişkide
bulunmak sakıncalıdır.
Etkinliği ne kadardır?
Servikal yetmezlik tanısı kesin ise serkaj konan hastaların %90-95'i
gebeliği miada kadar taşıyabilirler.
Dikiş alınır mı?
Eğer normal vajinal doğum planlanıyorsa dikiş 37. gebelik haftasında alınır.
Genelde dikişin alınmasını takiben çok kısa bir sürede doğum gerçekleşir.
Sezaryen planlanan doğumlarda ise dikiş sezaryen sonrasında alınır.
Bazen daha sonraki hamilelikler düşünülerek dikiş yerinde bırakılabilir
ancak uygun olan her gebelik için yeniden dikiş atılmasıdır.
Riskleri nelerdir?
Her cerrahi işlemde olduğu gibi serklaj operasyonlarında da bazı riskler
vardır. Bunlar:
 |
Genel anesteziye bağlı riskler
 |
Doğum eyleminin başlaması. Bazen işlemin kendisi doğum
eylemini başlatabilir.
 |
Su kesesinin yırtılması
 |
Servikal enfeksiyon
 |
Servikste yırtılma. Eğer dikiş yerindeyken kasılmalar
başlar ve fark edilmez ise serviskte yırtılma görülebilir.  |
Bu komplikasyonların hemen hepsi son derece nadir
görülen durumlardır.
| | | | | |
Acil durumlar
 |
İşlem sonrası düzenli kasılmalarınız olursa
 |
Vajinal kanamanız doktorunuzun belirttiğinden daha
fazla ise
 |
Ateşiniz 38 derecenin üzerine çıkarsa
 |
Kötü kokulu bir vajinal akıntı olursa
 |
Suyunuz gelirse
| | | | |
mutlaka zaman kaybetmeden doktorunuzu aramalısınız |