Gebeliğin
hangi haftasında meydana gelirse gelsin vajinal kanama mutlaka doktor
değerlendirmesi gerektiren bir durumdur. Kanamanın çok hafif olması ya da
bir süre sonra kendiliğinden kesilmesi, doktor kontrolünden vazgeçmek için
bir neden teşkil etmemelidir.
GİRİŞ
Gebeliğin herhangi bir döneminde kanama ortaya çıkması ender görülen bir
durum değildir, ancak neden mutlaka ortaya çıkarılmalıdır. Kanamanın nedeni
basit bir serviks (rahimağzı) enfeksiyonu olabileceği gibi, ablatio placenta
(ablasyo plasenta okunur-plasentanın erken ayrılmasıdır) ya da placenta
previa (plasenta prevya okunur, "eşin" önde gelmesidir) gibi anne adayı ve
bebek açısından hayati tehlike taşıyan bir durum olabilir.
Gebeliğin ilk yarısında meydana gelen kanamalarda düşük tehdidi veya düşük,
dış gebelik veya mol gebeliği söz konusu olabilir. Serviks lezyonları
(enfeksiyonlar, erozyon ("yara"), CIN (servikste kanser öncüsü lezyonlar)
gibi durumlar) özellikle cinsel ilişki sonrasında tahrişe bağlı olarak
kanamaya neden olurlar.
Bazı durumlarda idrar yollarından gelen bir kanama ya da hemoroid (basur)
nedeniyle oluşan bir rektal kanama (makattan gelen kanama) anne adayı
tarafından vajinal kanama sanılabilir.
Gebeliğin birinci yarısında ortaya çıkan kanamaların değerlendirilmesinde ve
tedavisinde fetus henüz "yaşama sınırına", yani doğduğunda yaşayabilecek
gebelik haftasına ulaşmadığından tedavinin tek odağı anne adayının hayatının
korunmasıdır.
Gebeliğin ikinci yarısında ve özellikle de 28. gebelik haftasından sonra
ortaya çıkan kanamaların değerlendirilmesi ve tedavisinde ise anne adayının
hayatının korunması birinci planda olmakla beraber, fetusun sağlık durumu da
yeni bir odak noktası teşkil eder.
Düşük tehdidi ve düşük
Gebeliğin özellikle ilk 12 haftası düşüklerin en sık görüldüğü dönemdir.
Ağrıyla birlikte ya da tek başına olan bir kanama özellikle "parça düşürme"
sözkonusuysa düşük habercisidir. Yapılan muayene ve ultrasonda bebek canlı
ve serviks kapalı ise düşük tehdidi'nden bahsedilir. Düşük tehdidi düşük
olup olmayacağının belirsiz olduğunu ifade etmek için kullanılan bir
terimdir.
Dış gebelik
Gebelik ürününün uterus dışında bir yerde yerleşmesi durumunda dış
gebelik'ten bahsedilir. Dış gebelik en sık tüplerde yerleşir. Gebeliğin
yerleştiği bölge bebeğin büyümesiyle birlikte gerilmeye başlar. Özellikle
tüpler gerilmeye çok dayanıklı olmayan yapılar olduklarından bir süre sonra
yırtılırlar ve hem karın içine hem de vajinadan dışarıya kanama başlar.
Bilinen bir gebelikle ya da adet gecikmesiyle beraber şiddetli ağrı ve/veya
kansızlık belirtileri (bayılma, solukluk, halsizlik) ve/veya vajinal kanama
durumlarında dış gebelik söz konusu olabilir.
Mol gebeliği
Anormal bir gebelik şekli olan mol gebeliğinde uterus içi üzüm salkımı
benzeri yapılarla doludur. Genellikle erken dönemlerden itibaren vajinal
kanama gözlenir. Kanama ve beraberinde üzüm tanesi gibi parçalar düşürülmesi
mol gebeliğini akla getirir.
Serviks problemleri
Serviks, bazı enfeksiyonlar, kanser öncüsü lezyonlar ya da erozyon ("yara")
gibi olaylara bağlı olarak çok hassas bir dokuya dönüşebilir. Bu durumlarda
özellikle cinsel ilişki sonrası ve nadiren kendiliğinden kanama ortaya
çıkabilir.
Gebeliğin hangi döneminde olursa olsun kanama ortaya çıktığında mutlaka tam
jinekolojik muayenede spekulum (vajinadan yerleştirilen ve vajina içi ve
serviksi gözlemeye yarayan metal ya da plastik alet) ile serviksin
değerlendirilmesi büyük önem taşır. Spekulum muayenesinin kendisinin düşüğe
ya da erken doğuma neden olduğuna dair bir bilimsel veri yoktur.
İdrar yolu problemleri
İdrar yolu enfeksiyonları, idrar yollarında taş, polip gibi oluşumlar,
böbrek kisti gibi durumlar idrarla birlikte kanama gelmesine neden olabilir.
Bu kanama anne adayı tarafından vajinadan geliyor sanılabilir.
Rektal kanama (kalın barsaklardan gelen kanama)
Hemoroid (basur) gebelerde sıklıkla rastlanan bir durumdur. Ağrı yanında
kanama belirtisi yaptığında anne adayı kanın vajinadan geldiğini sanabilir.